Prof. Dr. Haşmet Bardakçı web sitesine hoşgeldiniz.

Varis Tedavisi

Varisleri kesisiz, ağrısız ve tekrarlamayacak şekilde, estetik olarak tedavi etmek mümkün. Bu konuda yaptığım tedavileri sayfamdan okuyabilirsiniz.

Köpükle Varis Tedavisi

Köpük kullanarak, çapları 1 -3 mm arasında olan yüzeysel varislerin tedavisini muayenehanemde yapıyorum.

Bunlar bazen örümcek ağı şeklinde de olabilmektedir. Bu tipteki kılcal varislerin içerisine çok ince iğneler ile damar büzücü köpük vererek varisi söndürme işlemi yapıyorum. Bu yolla istenmeyen kötü görüntü ortadan kalkıyor.


Özellikle kadın hastalarım estetik açıdan bu yöntemden çok memnunlar.

Yüzeysel Radyofrekans Tedavisi (Termokoagülasyon)

İnce varislerin tedavisinde kullanılan daha çok kozmetik amaçlı bir işlemdir. Cilt dışından uygulanır. Her cilt tipine uygulanabilir. Uygulamadan sonra cilt üzerinde kısa süreli kızarıklıklar oluşur. Bunlar birkaç gün içerisinde kabuk bağlar. 4 – 6 haftada tamamen normale döner.

Endovenöz Lazer Tedavisi

Varisli damarın lazerle içerden kapatılması

Lazer ışını, orta ve ileri genişlikteki varislerin tedavisinde uzun zamandır kullandığım bir yöntemdir.

Hafif anestezi altında yada sadece bacaklar uyuşturularak diz üstünden doppler ultrason eşliğinde varisli damara bir iğne ile giriyorum. Lazer ışını kullanarak varisli damarı içten kapatıyorum.

Bu işlemde bacağa herhangi bir kesi uygulamıyorum. İşlem sonrası hastalarım aynı gün ayağa kalkıyorlar, bacak 1 gün bandajlı kalıyor. 2. gün muayenehanemde kontrolünü yaptığım hastalara varis çorabı giydiriyoruz. İşlem sonrası hastalarıma 3 hafta varis çorabı öneriyorum.

 

Radyofrekans Dalgaları ile Varis Tedavisi

Radyofrekans dalgaları ile cilt altındandaki orta ve ileri genişlikteki varislerin tedavisinde sıklıkla kullandığım etkili bir yöntemdir.

Hafif anestezi altında lazer tedavisinde olduğu gibi diz üstünden varisli damara bir iğne ile giriyorum. Doppler kontrolünde radyofrekans kateteri yerleştiriyorum. Bu şekilde rayofrekans enerjisi ile varisli damarı içten kapatıyorum.

Kısa sürede tamamladığım bu işlemde bacağa herhangi bir kesi uygulamıyorum. Tercih ettiğim anestezi çok basit ve güvenlidir. İşlem sonrası hastalarım aynı gün ayağa kalkarlar, 1 gün bacak bandajlı kalır. 2. gün muayenehanemde kontrolünü yaptığım hastalara varis çorabı giydirilir. İşlem sonrası hastalarıma 3 hafta varis çorabı öneriyorum.

 

Doku Yapıştırıcısı ile Varis Tedavisi

Doku yapıştırıcısı tekniğinde cilde hiç kesi yapmadan küçük bir iğne ile damara girip varisli damarı içeriden kapatıyorum. Tıpta uzun zamandır farklı hastalıklarda kullanılan doku yapıştırıcısını artık bacak varislerinin tedavisinde de kullanıyorum. Bu yöntemde anesteziye hiç gerek kalmıyor. Hastamı uyutmaya veya bacağına anestezi vermeme gerek kalmıyor. Varisli damara küçük bir iğne ile giriyorum. Özel bir klavuz tel yardımıyla doku yapıştırıcısı kullanarak varisli damarın her iki yüzeyini birbirine yapıştırıp içeriden kapatıyorum. Kısa bir süre içinde tedaviyi tamamlıyorum. Son derece ağrısız ve estetik bir tedavi. Anestezi vermediğim için kişi aynı gün normal hayatına dönebiliyor.

 

Varis Nedir?

Varis vücudumuzda kirli kanı taşıyan toplardamarların balonlaşmasıdır. Tıpta toplardamarlara ven adını veriyoruz. Venlerin normal çaplarının üzerine çıkıp, uzayıp, kıvrılarak cilt altında görünür hale gelmesi olayına varis demekteyiz. Varis oluşan venlerde zamanla fonksiyon kaybı başlamaktadır.

 

Varis hastalarında oluşan şikayetler nelerdir?

Varisi olan kişilerde şikayetler değişken ve kişiseldir. Örneğin çok küçük varisleri olan bir kişi sadece görsel olarak durumundan rahatsız olabileceği gibi ileri evre varisleri olan hastalarda bacaklarda ağrı, dolgunluk ve ağırlık hissi, şişme hatta yaralar bile oluşabilmektedir. Varis hastalarında tipik olarak günün sonunda şikayetlerde artış olur. Özellikle uzun süre ayakta kalan ya da tüm gün oturarak çalışan hastalarda bu durum çok barizdir. Bacakları yukarı kaldırmakla şikayetler bir miktar rahatlar. Tablonun ilerlediği dönemlerde ayakkabı giymekte zorlanmalar olur. Bayan hastalarımız çizmelerinin fermuarını kapatamadıklarını söylerler. Bazı hastalarda ise şikayetler adet dönemlerinde artış gösterebilmektedir. Zamanla cilt değişiklikleri başlar. Bu değişiklikler tablonun ağırlığına göre hafif kırmızımsı, morumsu damarlanmalardan, açık yaralara kadar değişebilmektedir. İleri aşamalara gelmiş hastalarda genişleyen venler ve ödeme bağlı olarak özellikle ayak bileği çevresinde cilt altı basınç çok artmış ve cilt incelmiştir. Bu durum küçük travmalarda bile hastalarda varis kanamalarına yol açabilmektedir. Bir diğer risk de uzun yolculuklar, hareket ksıtlamasına neden olabilecek herhangi bir durum ya da travma gibi nedenlerle yüzeyel tromboflebit dediğimiz varis torbacıklarının içerisindeki kanın pıhtılaşarak bu bölgede kan akımının durmasıdır. Bacak şiş, kızarık ve çok hassastır. Oldukça ıstıraplı bir süreçtir ve beklemeden tedavi gerektirir.

Varis neden olur? Kimler risk altındadır?

  • En önemli sebep genetik yatkınlıktır. Ailesinde varis öyküsü olan kişilerde risk artar
  • İşleri gereği sürekli ayakta durmak zorunda
  • Obesite
  • Gebelik (Ancak iyi tarafı oluşan varislerin çoğu (% 60 -70) gebelik sonrasında kaybolur)
  • Doğum kontrol hapları
  • Kadın cinsiyet
  • Yaşlılık
  • Derin toplardamarlarında tıkanıklık (Bu varislere kesinlikle müdahale edilmemesi gerekir)

Varisler nasıl oluşur?

Varisler vücutta tüm toplardamarlarda oluşabilir. Bacaklarımızdaki kirli kanın hareketinde kalbimizden pompalanan temiz kanın itmesinin yanı sıra kas pompası adını verdiğimiz baldır kaslarının kasılması da son derece etkilidir. Ayakta ya da otururken uzun süre hareketsiz kalmak kas pompalarının çalışmasını engellediği için yerçekiminin de etkisi ile kirli kan toplardamarlarda göllenmektedir. Basınç artışı damar çapında genişlemelere neden olur. Daha ileri aşamalarda bu genişlemeler damar yapısının bozularak dışarıya sıvı kaçaklarına, şişme ve ödeme, daha da sonrasında yaraların ortaya çıkmasına neden olur.

Kaç çeşit varis vardır?

Toplam 6 grup varis vardır.

Birinci grup, çapları 1 – 3mm olan çok ince yapılı örümcek ağı görünümünde olabilen varislerdir. Herhangi bir fonksiyonel problem oluşturmazlar ancak estetik olarak önemleri vardır.

İkinci grup çapları 3 – 4 mm arasında olan gruptur. Hastalarımız fasulye tanesi gibi diye nitelerler

Üçüncü grup çapları 4 -5 mm olup kişide ağrı, bacaklarda dolgunluk hissi ve yorgunluk şikayetleri oluşturan gruptur.

Dördüncü çapı 5 mm’nin üzerine çıkmış artık bacakta şişmeye yol açan gruptur.

Beşinci grup bacakta açık yara olmayan ancak ödemli ve cilt altının çok inceldiği durumdur.

Altıncı grup ise bacakta, özellikle ayak bileği etrafında yaraların ortaya çıktığı gruptur.

 

Fonksiyonel olarak varis tipleri nelerdir?

Bu sınıflama tedavinin planlanmasında ve takip için çok önemlidir. Fonksiyonel olarak varisler iki şekilde ortaya çıkarlar. Cildin 1 – 2cm altında seyreden ana yüzeysel toplardamar kapakçıklarında kaçak olanlar ve olmayanlar. Yüzeysel toplardamarda (safen ven) yetmezlik olmayan varislerde yara çıkma veya pıhtı oluma riski yoktur. Kozmetik tedavi için sıklıkla skleroterapi (damar içi enjeksiyonlar) yeterlidir.

İkinci grupta yüzeysel toplardamarda yetmezlik vardır. Ve sıklıkla nedeni genetiktir. Ven kapakçıklarındaki yetmezlikten dolayı kalbe doğru gitmesi gereken kan yerçekiminin de etkisi ile ayaklara doğru yönelir ve daha ciddi varislerin ortaya çıkmasına neden olur. Ayak bileklerinde şişme oluşturan bu grup varislerdir.

 

Varis tanısı nasıl konur?

Öncelikle iyi bir fizik muayene pek çok bilgi vermektedir. Bunun dışında varis tanısında kullanılan altın standart yöntem damar ultrasonudur. Duplex ya da doppler diye de adlandırdığımız bu yöntem hem varislerin tanısında hem de tedavi planlanan hastaya hangi yöntemi uygulayacağımıza karar vermemizde çok yararlıdır. Bir diğer avantajı da ameliyat kesileri için işaretleme yaparak kesilerin çok küçük olmasını sağlamasıdır. Bu yolla ameliyat sonrasında kesi izi kalmaz.

 

Varis tedavisi

Varis tedavisini kozmetik amaçlı tedaviler ve tıbbi nedenli tedaviler diye ikiye ayırmak mümkündür. Burada farkı oluşturan ana yüzeyel toplardamarda (safen ven) kapakçık yetmezliğinin var olup olmamasıdır. Safen ven yetmezliği olmayan hastalarda kozmetik amaçlı uyguladığımız tedaviler:

  • Ekzovenöz Lazer (cilt dışından uygulanan)
  • Skleroterapi
  • Pake eksizyonu

Safen ven yetmezliği olan hastalarda ise yukarıdakilere ek olarak uygulanan tedaviler:

  • Endovenöz Lazer
  • Radyofrekans Ablasyon
  • Cerrahi

Yüzeysel Radyofrekans Tedavisi (Termokoagülasyon)

İnce varislerin tedavisinde kullanılan daha çok kozmetik amaçlı bir işlemdir. Cilt dışından uygulanır. Her cilt tipine uygulanabilir. Uygulamadan sonra cilt üzerinde kısa süreli kızarıklıklar oluşur. Bunlar birkaç gün içerisinde kabuk bağlar. 4 – 6 haftada tamamen normale döner.

Skleroterapi (İğne tedavisi)

Köpük kullanarak, çapları 1 -3 mm arasında olan yüzeysel varislerin tedavisini muayenehanemde yapıyorum.

Bunlar bazen örümcek ağı şeklinde de olabilmektedir. Bu tipteki kılcal varislerin içerisine çok ince iğneler ile damar büzücü köpük vererek varisi söndürme işlemi yapıyorum. Bu yolla istenmeyen kötü görüntü ortadan kalkıyor.

Özellikle kadın hastalarım estetik açıdan bu yöntemden çok memnunlar.

 

Pake Eksizyonu (Mini Flebektomi)

Skleroterapi ile müdahaleye uygun olmayan yada skleroterapi için gereken ilaç miktarının çok fazla olacağı orta ve büyük boy pakeleri (varis yumruları) 1 – 2 mm’lik iz bırakmayan ve dikiş gerektirmeyen estetik kesiler ile çıkarmaktayız. Pake eksizyonunu safen ven yetmezliği bulunan hastalarda lazer veya radyofrekans ile safen ven kapattıktan sonra cilt altında bulunan varis yumrularının temizlenmekte de kullanmaktayız. Skleroterapi ve termokoagülasyon da aynı hastalarda lazer veya radyofrekans ablasyon sonrasında kalan yüzeyel ince varislerin temizlenmesinde faydalıdır.

Endovenöz Lazer Tedavisi

Lazer ışını, orta ve ileri genişlikteki varislerin tedavisinde uzun zamandır kullandığım bir yöntemdir.

Hafif anestezi altında yada sadece bacaklar uyuşturularak diz üstünden doppler ultrason eşliğinde varisli damara bir iğne ile giriyorum. Lazer ışını kullanarak varisli damarı içten kapatıyorum.

Bu işlemde bacağa herhangi bir kesi uygulamıyorum. İşlem sonrası hastalarım aynı gün ayağa kalkıyorlar, bacak 1 gün bandajlı kalıyor. 2. gün muayenehanemde kontrolünü yaptığım hastalara varis çorabı giydiriyoruz. İşlem sonrası hastalarıma 3 hafta varis çorabı öneriyorum.

Radyofrekans Dalgaları ile Varis Tedavisi

Radyofrekans dalgaları ile cilt altındandaki orta ve ileri genişlikteki varislerin tedavisinde sıklıkla kullandığım etkili bir yöntemdir.

Hafif anestezi altında lazer tedavisinde olduğu gibi diz üstünden varisli damara bir iğne ile giriyorum. Doppler kontrolünde radyofrekans kateteri yerleştiriyorum. Bu şekilde rayofrekans enerjisi ile varisli damarı içten kapatıyorum.

Kısa sürede tamamladığım bu işlemde bacağa herhangi bir kesi uygulamıyorum. Tercih ettiğim anestezi çok basit ve güvenlidir. İşlem sonrası hastalarım aynı gün ayağa kalkarlar, 1 gün bacak bandajlı kalır. 2. gün muayenehanemde kontrolünü yaptığım hastalara varis çorabı giydirilir. İşlem sonrası hastalarıma 3 hafta varis çorabı öneriyorum.

 

Variste Cerrahi Tedavi

Yetmezlikli safen damarın cerrahi olarak çıkarılması işlemi artık günümüzde tercih edilen bir teknik değildir. Cerrahi işlemini safen venin içten kapatıldığı lazer ve radyofrekans ablasyon teknikleri ile kapttığımız hastalarımızda işlem sonrasında gerekirse cilt altındaki varis yumakları için yapmaktayız. Ancak burada kullandığımız kesi cildin doğal çizgilerine paralel, 2 -3 mm uzunluğunda, dikiş gerektirmeyen ve iz bırakmayan türden olduğu için kozmetiktir.

Yetmezlikli safen venin anatomik olarak içeriden kapatılması mümkün olmayan sınırlı sayıdaki hastalarda cerrahların hangi tekniği uygulayacakları tecrübelerine kalmıştır. Bu durumda kişisel tercihim doppler ultrason kılavuzluğunda minimal invaziv invaginasyon strippingi tekniğidir. Kasıkta bikini çizgisi katlantısına uyan 2 -3 cm’lik ve diz üstünde 2 -3 milimetrelik ikinci bir kesi ile safen ven çıkarılır. Kullanılan kesi yerleri ve tekniği nedeni ile oldukça estetik bir yöntem olmaktadır.

Hasta aynı gün taburcu olabilir ve 3 -4 gün istirahat yeterlidir. Bu dönemde ağır sporlar ve işler dışında günlük hayatına devam edebilir. Hastalarımıza 2 hafta kadar varis çorabı önermekteyiz.

 

Çok ince varislerim var tedavi olmalı mıyım?

Doktorunuz fonksiyonel olarak bir problem olmadığını söylüyorsa burada karar tamamen size bağlıdır. Estetik açıdan bacağınızın görüntüsünden rahatsız oluyorsanız bu tedavi için yeterli bir endikasyondur. Günümüzde bu tür varislerin tedavisi son derece kolaydır. Ayrıca varis konusunda erken tedavi daha sonraki aşamalara ilerlemesi açısında önemlidir. Ancak burada önemli olan nokta size ne tür bir tedavi uygulanacağıdır. GEREKSİZ ve YANLIŞ yapılabilecek her türlü girişim faydadan çok zarar verir.

Tedavi oldum varislerim tekrarlar mı?

Evet tekrarlayabilir.

Özellikle kılcal varisleri olan kişilerde tedavi edilen alanın dışındaki alanlarda yeni varisler oluşabilir ve aynı şekilde tedavi edilir. Bu hastalığın yapısal olması ile ilgilidir. Bunun dışında ana yüzeyel toplardamarına ( safen ven ) müdahale edilmiş olan hastalarda ameliyat öncesi ultrasonografi ile hastalıklı damarların tam olarak belirlenmesi, doğru tedavi ve takip ile tekrarlama son derece nadirdir. Ancak bizler safen veni koroner bypass ameliyatlarında ya da vücuttaki herhangi bir yaralanmada yedek damar olarak kullandığımız için az da olsa fonksiyonu olan bir safen veni kolay kolay feda etmemek gerekir. İyi bir ultrasonografi sonucunda hakikaten fonksiyonunu tamamen kaybetmiş bir durumda ise o zaman çıkarılması veya kapatılmasında sakınca yoktur.

Varis çorabı neden önemlidir?

Burada bahsettiğim ömür boyu varis çorabı kullanılması değildir. Varis çorapları doğru kullanıldığı zaman var olan varislerin daha yavaş ilerlemesine ve tedavi edilmiş bir varisin daha çabuk ve geri dönüşsüz olarak iyileşmesine katkıda bulunur. Genetik olarak varise yatkınlığınız varsa hiçbir yöntem varis gelişimini durduramaz. Orta derecede ve henüz tedavi aşamasında olmayan varisleriniz var ise tavsiyem iş veya sosyal yaşantınız gereği uzun süre ayakta kalacağınız dönemlerde çorabınızın ayağınızda olmasıdır. Bu sizin varislere bağlı oluşan şikayetlerinizi azaltır ve yaşam kalitenizi arttırır. Tedaviden sonra genellikle 2 hafta yeterlidir. Bu konuda sizin için en uygun çorabı doktorunuz tavsiye edecektir.

Varis çorabına ömür boyu mahkum muyum?

Hayır değilsiniz.

Safen ven dediğimiz ve yan dallarından varislerin oluştuğu bacak yüzeyel toplar damarı tüm bacak kirli kanının % 10’nunu taşır. %90 derin venler dediğimiz iç kısımdaki toplardamarlar tarafından taşınır. Varis çorabının ömür boyu kullanılmasını gerektiren tek istisnai durum; derin ven trombozuna (bu damarların pıhtı ile dolup fonksiyonunu kaybetmesi ) bağlı iç kısım toplardamarında kalıcı yetmezlik ile safen ven yetmezliğinin birlikte olduğu durumdur. Bunun dışındaki hiçbir durumda ömür boyu kullanım söz konusu değildir.

Varis çorabı nasıl kullanılır?

Çoraplarınızı sabah uyandığınızda ayaklarınızı yataktan aşağı sarkıtmadan önce giymelisiniz. Ve çorabınızı bacağınıza giydikten sonra ayağa kalkın. Duş almak, v.b. nedenlerle çorapsız ayağa kalkmak zorunda kalırsanız, işinizi en kısa sürede bitirin ve yatarak ayaklarınızı duvara dayayın. 5 – 6 dk bekleyin. Bacaklarınız iyice beyazlaştıktan sonra çoraplarınızı giyin ve gece yatıncaya kadar bacaklarınızda kalsın. Uyumaya karar verdiğinizde ya da artık günlük işinizi tamamlayıp dinlenme aşamasına geldiğinizde de çoraplarınızı çıkarıp ayaklarınızı uzatarak oturabilirsiniz. Çoraplarınızı çıkardıktan sonra rahatlatıcı ve nemlendirici tonikler kullanabilirsiniz. Çoraplarınızın temizliğini ambalajı üzerindeki talimatlara uygun şekilde yapmanızı tavsiye ederim.

Varis çoraplarının günümüzde yaz ve kış ayları için farklı dokumalarda olanları. Klima özelliği (bazen ticari olarak farklı isimlendirilir) dediğimiz hava dolaşımının dengelendiği ve terletmeyen özellikte olanları mevcuttur. Ayrıca çok iri ya da kilolu hastalarımız için özel üretim imkanı da vardır. Cerrahınız bu konuda size çok detaylı bilgi verecektir.

Varisten nasıl korunabilirim? İlerlemesini nasıl durdurabilirim?

Varisten tamamen korunmak maalesef söz konusu değildir. Çünkü temelinde ağırlıklı olarak genetik yatkınlık yatmaktadır. Çok genç yaşta bile varis problemleri ile gelen hastalarımız vardır. Ancak genetik yatkınlığı olan kişilerde bile yaşam tarzları hastalığın ortaya çıkış hızını etkileyebilmektedir. Örneğin sürekli olarak ayakta ya da sürekli olarak oturarak çalışan hastalarıma ‘’dikiş makinesi egzersizi’’ adını verdiğim hareketleri tavsiye etmekteyim. Bu egzersizi siz de şu an bile deneyebilir ve günlük hayatınıza katabilirsiniz. Bu egzersizi saat başı 15 – 20 kez ayakta ya da otururken yapabilirsiniz. Eski model dikiş makinelerinin kullanan bir kişi gibi sıra ile önce ayakucunuzu sonra da topuğunuzu havaya kaldırın ve bunu ardışık olarak yapın. Baldır kaslarınızın kasıldığını hissedeceksiniz. Bu kasılma baldırlarımızda bulunan ve kirli kanın kalbimize geri dönmesini kolaylaştıran kas pompalarının çalışmasını sağlamaktadır. Bu yolla sürekli ayakta ya da otururken yerçekiminin etkisi ile kanın göllenmesinin önüne geçmiş oluruz. Yürüme kaslarının bir bölümünü de harekete geçirmiş oluruz. Son derece rahatlatıcı ve faydalı bir egzersizdir. Diz altı destek çorapları da bacağınızı çok sıkmaz ve doktorunuza danışarak günlük olarak kullanabilirsiniz. Ayrıca mümkün oldukça bacaklarınızı uzatarak ve yüksekte tutarak oturun. 5 cm den fazla topuklu ayakkabı giyilmesi baldır kas pompalarını hareketsiz bırakacağı için özel günler dışında tercih etmeyin. Kilonuza özen gösterin. Her fazla kilo tüm vücudunuza fazladan yüktür ve varis gelişimini hızlandırır. Doğum kontrol hapları gibi hormon dengenizi etkileyebilecek ilaçların varisleri arttırma riski vardır. Eğer bu ilaçlardan kullanıyor ve varislerinizde artma fark ediyorsanız beklemeden doktorunuz başvurmalısınız. Gebelik döneminde hamileler için üretilmiş varis çorapları doğru kullanıldığında işe yarar. Unutmayın gebelik dönemi varislerinin pek çoğu gebelik sonrasında kaybolmaktadır. Bu dönemi bilinçli ve kontrol altında geçirmek sonrasında işinizi çok kolaylaştıracaktır. Kronik konstipasyon dediğimiz sürekli kabızlık sorununuz varsa bunu çözün. Hareketsiz bir yaşam tarzı da varis oluşumunu kolaylaştırmaktadır. Hareket edin, bu konuda size yürümeyi ve yüzmeyi çok tavsiye ederim. Bu sporlar kalbiniz için de son derece faydalıdır.

Venöz Yetmezlik Nedir?

Venöz yetmezlik toplar damarların içinde bulunan kapakçıkların hasarlanması ya da birbirinden uzaklaşması sonucunda kanı geri kaçırmasıdır. Bu geri kaçış nedeniyle bacakta şişme ve zamanla renk değişiklikleri meydana gelir.

Tek başına bulunabileceği gibi sıklıkla varislere ve toplar damar pıhtılaşmalarına eşlik eder.

Derin Toplardamar tıkanıklığı (DVT) nedir?

Bacak kirli kan akımının %90’nını sağlayan derin toplardamarın pıhtılaşma sonucu tıkanması durumudur. ‘’ Derin Ven Trombozu ‘’ dediğimiz bu durumda bacağın kirli kan dönüşünün tamamı yüzeyel ana toplardamar ( safen ven ) sayesinde gerçekleşir. Safen ven kendi başına bu dönüşü tolere edemez ve yan dalları genişleyerek dönüşe katkıda bulunur. Normalde de varisler bu yan dallardan gelişmektedir ancak bu sefer durum tamamen farklıdır ve oluşan varisler bacak için hayati önem taşır. Bu durumda varislere kesinlikle müdahale etmemek gerekir. Derin toplardamar tıkanıklığı acilen tanı konulup müdahale edilmesi gereken bir durumdur.

DVT nedenleri nelerdir?

  • Genetik olarak pıhtılaşmaya yatkınlık
  • İleri toplardamar yetmezlikleri
  • Uzun süre hareketsiz kalınan yolculuklar ya da yatağa bağımlı kalmak
  • Yüzeyel damarlarda enfeksiyonla birlikte oluşan pıhtılaşmalar
  • Büyük kemik kırıkları ve travmalar
  • Kalça, diz, v.b. ortopedik ameliyatlar
  • Kanserler

DVT belirtileri nelerdir? Tanısı nasıl konur?

Bacakta şişme, kızarıklık, yanma ve ağrı temel belirtileridir. Diğer bacağa göre çap artışı belirgin olmaktadır. Hareketle ağrıda artış olur. Tanısı iyi bir fizik muayene ve doppler ultrasonografi ile konur.

DVT Nasıl Tedavi Edilir?

Pek çok hastada ayaktan tedavi ile sorunu çözebilmekteyiz. Klasik olarak tedavide düşük molekül ağırlıklı heparin dediğimiz kan sulandırıcı ilaçlar, antibiyotik ve varis çorabı vardır. Tıkanıklığın derecesi çok fazla ise hastayı yatırmak gerekebilmektedir. İlaç ve çorap tedavisine ek olarak özellikle taze pıhtılarda etkili olabilen yeni damar içi pıhtı açıcı cihazlarla tedavi uygulanabilir. DVT tedavisi sonrasında genellikle rekanalizasyon dediğimiz yolla damar içinde pıhtıların erimesi sonucu kan akımı sağlanır. Tedavi kadar önemli olan bir başka durum da DVT’nin nedeninin araştırılması, hastanın bilinçlendirilmesi ve takiptir. Bunlar yapıldığı takdirde tedavi daha kolay olmakta ve tablonun tekrarının önüne geçebilmekteyiz . Bu konuda doktorunuzla yapacağınız iş birliği yaşam kalitenizi önemli şekilde arttıracaktır.

0 312 287 79 78

Kızılırmak Mahallesi 1245. Cadde 1250. Sokak Ulusoy Plaza No:9 Kat:4 Daire:13 Çukurambar – Çankaya / ANKARA

 

0 532 013 02 03

Tüm hakları saklıdır © Prof.Dr. Haşmet BARDAKÇI 2016